Mimari aydınlatma tasarımı gibi yeni ve gelişen bir kavram üzerine yayın yapan bir dergide editör olmanın belli avantajları kadar sorumlulukları da var.
Bir araya gelme, örgütlenme, bilgi paylaşımı yetenekleri kısıtlı bir sektör içerisinde bulunuyoruz. Hal böyle olunca insanlar arasında köprü olduğumuz durumların sayısı hayli fazla.
Beni tanıyanlar bilir, kolay ulaşılabilir bir insan olmaya özen gösteririm. Işığa ilgili duyan, yeni mezun olmuş veya olacak, öğrencilerin yüksek öğrenim isteklerinden, iş taleplerine, aydınlatma tasarımcısı kavramını bir şekilde duymuş mimar, elektrik mühendisi gibi farklı mesleklerden kişilerin bilgi taleplerinden, sektörden deneyimli kişilerin eleman arayışlarına kadar farklı sorulara cevap vermek durumundayım. Elimden geldiğince her soruya en kısa sürede cevap verip yardımcı olmaya çalışıyorum. Açıkçası bundan da çok büyük keyif alıyorum.
Bu süreç sektörün gelişimine şahitlik etmek kadar, dönemsel trendleri görebilmek açısından da önemli. Özellikle bu senenin başından beri, sektörün genelinde eleman arayışında gözle görülür bir artış var. Her hafta aldığım telefonlar içinde eleman ihtiyacından bahseden sektör temsilcilerinin sayısında ciddi artış var. Çok basit bir okuma ile krizin etkilerinin geçtiğini ve özellikle Türki Cumhuriyetlerdeki projeler ile Türkiye aydınlatma piyasasında önemli bir hareketlenme olduğunu söyleyebiliriz. Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim, yakın coğrafyamızda etkin olan İngiliz ve Amerikalı aydınlatma tasarımcılarını anlamakta zorluk çekiyorum. Bu coğrafyalara daha iyi hizmet verebileceğimiz çok açık. Sadece lojistik konusu değil bu, kültürel olarak da daha yakınız. Neyse, konumuz eleman ihtiyacı…
Peki bu ihtiyacı nasıl karşılayacağız? Var olan durumda sektör profesyonellerinin yüksek bir çoğunluğu, eğer yurt dışında da az sayıda bulunan yüksek lisans programlarına katılmadılarsa, farklı bir meslekten gelip ya tesadüfen ya da aydınlatmaya ilgili duyarak sektöre katıldı ve çalışarak pişti. Yetişmiş eleman ihtiyacı arttıkça bu sistemin iflas edeceği, hatta etmek üzere olduğu açık. Okuldan çıktığında çalışmaya hazır kalifiye iş gücüne ihtiyacımız var.
Bugün Türkiye’de başlı başına aydınlatma tasarımı eğitimi almanız imkansız. Yapı Fiziği programları içerisine yedirilmiş aydınlatma modüllerinden ya da kısa (bir haftalık) Yapı Fiziği Uzmanlık Enstitüsü’nün (YFU) düzenlediği “aydınlatma tekniği semineri”nden bahsetmek mümkün olsa da hayal ettiğim bunların biraz daha ötesinde. Sadece “Aydınlatma Tasarımı”na adanmış bir program. Mümkün mü? Uzun süredir hayalini kuran biri olarak mümkün olduğunu düşünüyorum. Umarım yakında güzel bir haber paylaşabiliriz.
Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın…
Emre Güneş
Professional Lighting Design Türkiye